ESTETİKTE TAZMİNAT-SAĞLIK HUKUKU

Son yıllarda giderek yaygınlaşan estetik operasyonlar çeşitli hukuki sorunları da beraberinde getirmektedir. Estetik operasyon geçirenler sonuçtan her zaman memnun kalmamaktadır. Beklediğinizden farklı bir sonucun ortaya çıkması durumunda işlemi yapan hekimin sorumluluğu söz konusu olabilir.  DOKTOR HATASI (MALPRAKTİS) DAVASI- Bursa Tazminat Avukatı-Bursa Sağlık Hukuku Avukatı  yazımızda bahsettiğimiz gibi tıbbi standartlara aykırı yapılan her türlü uygulamadan dolayı kişinin uğramış olduğu maddi ve manevi zararların tazmini amacıyla hastaneye veya sağlık personeline (hekim, hemşire vb.) karşı tazminat davası açılabilmektedir. Estetik operasyonlarda işlemi yapan hekimin sorumluluğu, kalp ameliyatı yapan bir hekimin sorumluluğundan daha fazladır. Böyle bir işlemden dolayı tazminat hakkınızın doğduğunu düşünüyorsanız bir sağlık hukuku avukatı ile görüşmeniz menfaatinize olacaktır.

Doktorun hastaya yaptığı tedavi amaçlı müdahaleler kural olarak bir vekalet ilişkisi olup vekalet sözleşmesi çerçevesinde değerlendirilir. Bu tedavi ve operasyonlarda hekimler sonuç taahhüt etmez ve dolayısıyla sonuçtan sorumlu olmayıp, standartlara uygun yapılmayan işlemlerin meydana getirdiği zararlardan sorumlu olur.

Hastanın bir tedaviye ihtiyaç duymaksızın estetik amaçlı bir müdahale talep ettiği estetik operasyonlardaki doktor hasta ilişkisinin hukuki niteliği eser sözleşmesidir. Eser sözleşmelerinde, vekalet sözleşmelerinden farklı olarak işi gören taahhüt ettiği sonuçtan sorumludur.

Daha açık olarak ifade edersek; estetik operasyonlarda hekimler, daha küçük burun, daha gergin görünen yüz gibi daha güzel bir görünüş yönünde belirli bir sonucu vaadettiklerinden hekimin sadece tıbbi standartlara uygun hareket etmesi yeterli değildir. https://www.ttb.org.tr/mevzuat/index.php?option=com_content&id=65&Itemid=31 Hastanın vaadedilen sonuca ulaşması ve işlemden memnun kalması da hekimin sorumluluğu kapsamındadır.

Hastalar bu operasyonların taahhüt edildiği gibi olmaması durumlarda hastane ve doktora tazminat davası açabilir. Açılan davalarda hekimin edimini yerine getirip getirmediği ya da komplikasyon olup olmadığı ve komplikasyon konusunda aydınlatma görevinin yerine getirilip getirilmediği, tüm tıbbi standartlara uygun davranıp davranmadığı hususlarının değerlendirildiği bilirkişi raporu alınarak hakim tarafından karar verilir.

Açılacak olan davada davacı; istenmediği bir sonuçla karşılaşmışsa bir durum zarar gören kişi psikolojisinin bozulduğunu sebep göstererek manevi tazminat, estetik ameliyat harcamalarının geri istenmesi kapsamında estetik ameliyat ihtiyacı olduğunu raporla ispat etmesi ve maddi zararının da mahkemece tespit edilmesi suretiyle maddi tazminat davası açılabilir.

GÖREVLİ MAHKEME-Sağlık Hukuku

Dava açacağınız mahkemeyi sağlık hukuku avukatı ile birlikte belirlemeniz hak kaybına uğramanızı engelleyecektir. Ancak genel bir bilgi vermek açısından görevli mahkemelere kısaca yer verdik.

Bağımsız çalışan doktorlar ve özel hastaneler aleyhine tıbbi malpraktis nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarına bakmaya görevli mahkeme “tüketici mahkemesi”dir.

Özel hastanelerde gerçekleşen hatalı tıbbi uygulamalar nedeniyle tazminat davası, hem yanlış teşhis veya tedaviyi yapan doktor hem hastane işleticisine karşı açılır. Doktoru sigortalayan bir şirketin olması durumunda dava sigorta şirketine de yönlendirilebilir.

Doktorun veya sağlık çalışanının sigorta şirketine karşı açılacak olan davalarda ise “asliye ticaret mahkemesi” görevlidir.

Kamu hastaneleri veya sağlık kuruluşları aleyhine tıbbi malpraktis nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarına bakmaya görevli mahkeme “idare mahkemesi” olarak düzenlenmiştir.

Kamu hastanelerinde meydana gelen yanlış tıbbi uygulamalar nedeniyle tazminat davaları doğrudan ilgili kamu kurumuna karşı açılabilir. Devlet memuru statüsündeki doktor aleyhine doğrudan tazminat davası açılamaz.

 

DAVA AÇMA SÜRESİ

Tazminat davası açarken zamanaşımı süresine dikkat etmek çok önemlidir. Bu nedenle sağlık hukuku avukatı ile birlikte hareket ederek karar vermeniz zararınızın doğmaması açısından önemlidir.

Kamu hastanelerine (devlet hastanesi, üniversite hastanesi, araştırma hastanesi veya aile sağlığı merkezi sağlık kuruluşları vb.) karşı idare mahkemesinde hizmet kusuruna dayalı olarak malpraktis nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası açılmadan önce, zararın ve doktor hatasının öğrenilmesi tarihinden itibaren bir yıl ve her halükarda olay tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye yazılı bir şekilde başvurularak maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulması gerekir. İdarenin tazminat talebini kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde malpraktis nedeniyle tam yargı davası açılmalıdır.

Özel hastaneler veya doktorlar aleyhine tüketici mahkemelerinde açılacak tazminat davalarında zamanaşımı süresi beş yıldır.

Uygulanan tıbbi işlemden kaynaklı uğramış olduğunuz zararda hastane, doktor veya sağlık çalışanının sorumluluğu olduğunu düşünüyorsanız, konuyla ilgili detaylı bilgi ve sorularınız için bir Bursa sağlık hukuku avukatına danışmanızı tavsiye ederiz.

Av. Emine KESKİN

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir